The thirteenth century witnessed one of the most profound ruptures in world history. The Mongol conquests under the leadership of Genghis Khan rapidly transformed political, social, and cultural balances across a vast geographical area extending from China to Eastern Europe and from Central Asia to Anatolia. This century has been described not only as an age of destruction and invasion but also as “the longest century in history,” characterized by intense interaction, circulation, and processes of reconstruction.
The Mongol advance produced particularly deep upheavals in Anatolia, especially following the Battle of Köse Dağ (1243). This event weakened the authority of the Anatolian Seljuk State, triggered social movements such as the Bābāʾī Revolt, and transformed the demographic structure of the region. During the period of Ilkhanid rule (1256–1335), administrative and fiscal reforms—particularly those implemented under Ghazan Khan—accelerated the process of Islamization and profoundly affected political structures throughout the region. These developments indirectly contributed to the rise of the Anatolian principalities and, in the longer term, to the emergence of new political powers such as the Ottoman polity.
The thirteenth century was a period marked not only by “great events” but also by “great figures.” In addition to Mongol leaders such as Genghis Khan, Hülegü Khan, and Ghazan Khan, figures including Jalāl al-Dīn Khwārazmshāh, Ghiyāth al-Dīn Kaykhusraw II, Jalāl al-Dīn Rūmī, and Hacı Bektaş-ı Veli demonstrate the significant role played by individual actors in shaping historical processes. Mongol rule, through the framework commonly described as the Pax Mongolica, revitalized long-distance trade routes and created the conditions for the emergence of new artistic and architectural styles as well as broader processes of cultural synthesis.
The international symposium entitled “Anatolia and the Islamic World in the Age of the Mongols: A Century of Great Events, Great Figures, and Great Transformations,” to be held in Konya on 18–19 June 2026 and organized by the Institute of Seljuk Studies at Seljuk University, aims to examine these multidimensional processes of transformation through an interdisciplinary perspective. Bringing together scholars from fields such as history, art history, architecture, archaeology, economic history, the history of religions, and literature, the symposium seeks to discuss the impact of the Mongol age on Anatolia and the Islamic world from multiple perspectives
13 yüzyıl, dünya tarihinin en derin kırılmalarından birine sahne olmuştur. Cengiz Han önderliğindeki Moğol fetihleri, kısa sürede Çin’den Doğu Avrupa’ya, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş bir coğrafyada siyasi, sosyal ve kültürel dengeleri köklü biçimde değiştirmiştir. Bu yüzyıl, yalnızca yıkım ve istilanın değil, aynı zamanda yoğun etkileşim, dolaşım ve yeniden yapılanmanın da yaşandığı “tarihin en uzun yüzyılı” olarak nitelendirilmektedir.
Moğol ilerleyişi, özellikle 1243 Kösedağ Muharebesi ile Anadolu’da derin sarsıntılar yaratmış; Türkiye Selçuklu Devleti’nin hâkimiyetini zayıflatmış, Babailer İsyanı gibi sosyal hareketleri tetiklemiş ve demografik yapıyı dönüştürmüştür. İlhanlı hâkimiyeti döneminde (1256-1335) uygulanan idari ve mali reformlar (özellikle Gazan Han dönemi), İslamlaşma sürecini hızlandırmış ve bölgedeki siyasi yapıları derinden etkilemiştir. Bu gelişmeler, beyliklerin yükselişine ve ilerleyen dönemde Osmanlı gibi yeni güçlerin oluşumuna dolaylı katkı sağlamıştır.
13 yüzyıl, “büyük olaylar” kadar “büyük adamlar”ın da öne çıktığı bir dönemdir. Cengiz Han, Hülâgû Han, Gazan Han gibi Moğol liderlerin yanı sıra Celâleddin Harezmşah, II. Gıyâseddin Keyhüsrev, Mevlânâ Celâleddin Rûmî ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi figürler, bireysel aktörlerin tarihsel süreçleri yönlendirmedeki rolünü göstermektedir. Moğol hâkimiyeti, Pax Mongolica ile ticaret yollarını canlandırmış, sanat-mimaride yeni üslupların doğmasına ve kültürel sentezin oluşmasına zemin hazırlamıştır.
Konya Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü tarafından 18-19 Haziran 2026 tarihinde Konya’da düzenlenecek olan “Moğollar Çağında Anadolu ve İslam Dünyası: Büyük Olaylar, Büyük Adamlar ve Büyük Dönüşümler Yüzyılı” Uluslararası Sempozyumu, bu çok yönlü dönüşüm süreçlerini disiplinlerarası bir yaklaşımla ele almayı amaçlamaktadır. Tarih, sanat tarihi, mimari, arkeoloji, iktisat tarihi, dinler tarihi ve edebiyat gibi alanlardan araştırmacıları bir araya getirerek Moğol çağının Anadolu ve İslam dünyası üzerindeki etkilerini çok boyutlu olarak tartışmayı hedeflemektedir.
Sempozyum, 13. yüzyılın yalnızca bir kriz ve yıkım çağı değil; aynı zamanda büyük dönüşümlerin, yeniden yapılanmaların ve tarihsel sürekliliklerin şekillendiği bir dönem olduğunu ortaya koymayı hedeflemektedir.
Katılımcıları, bilimsel bildirileriyle bu önemli tartışmaya katkı sunmaya davet ediyoruz.
